🐪 Morfolojisi Bozuk Olup Hamile Kalanlar

Sendrom, hiperandrojenizm, polikistik over morfolojisi ve yumurtlama disfonksiyonu ile karakterizedir. PKOS infertilite, insülin direnci ve tip 2 diyabet gibi üreme ve metabolik anormalliklerle Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen herhangi bir tedavi başlamadan yada hastalığın olduğu bilinmeden çikolata kisti olup hamile kalanlar azımsanmayacak derecede çoktur. Çikolata kisti hamileliğe engel mi sorusunun cevabını verirken hamileliği tamamen engellemediğini ancak şansını azalttığını söylemek yerinde olacaktır. Yumurtlama problemi (bozukluğu) olup hamile kalanlar: Yukarıda anlatılan tedaviler ile hastaların çoğunluğu hamile kalabilmektedir. Yumurtlama problemi dışında kısırlığa neden olacak bir problem yoksa, kadın ve erkeğin (özellikle kadının) yaşı gençse tedavi ile hamilelik elde edilme şansı daha yüksektir. Yumurtalık ve Rahim Hastalıkları. Hazır ve katkılı yiyecekleri yemek; karışık ve çok yemek, yemekten sonra tatlı ve meyve yemek, hazır ve katkılı içecekler içmek, deterjanları aşırı ve dikkatsiz kullanmak, doğum kontrolü için hormon bazlı ilaçlar kul­lanmak, hareketsizlik, çok uyuma ve bilhassa güneş doğmadan ve Anksiyete bozuklugu olup hamile kalanlar. 0 oy . 1,610 göst. 15 Kasım 2020 Hamilelik Dönemi Genel kategorisinde Selin melis (16 puan) Endometriozis ve çikolata kisti, kadınlarda kısırlığa neden olabilir. Değişik mekanizmalarla hamile kalmaya engel teşkil edebilir. Çikolata kisti olup hamile kalanların bir kısmı kendiliğinden gebe kalırken, büyük bir kısmında aşılama ya da tüp bebek tedavisi gerekmektedir. KadınlardaYumurtlamanın Artırılması Kontrollü Over Stimülasyonu (KOH) Bu tedavi, yumurtlaması normal olan hanımlarda yumurta sayı ve kalitesini artırmak ya da yumurtlaması olmayan ya da bozuk olan hanımlarda da yumurtlama elde edilmesi için uygulanmaktadır. Unutmayınız! Tüm bu tedaviler kişiye özeldir. Yani altta yatan probleme yönelik olarak farklı tedaviler AXpcC. Her çift yaşamının belli bir döneminde bir ya da birkaç çocuk sahibi olmak istiyor. Ancak bu her zaman da tam da istenildiği zaman gerçekleşmeyebiliyor. Aslında gerçek şu ki; bebek sahibi olmak isteyen üreme çağındaki çiftlerin % 15’i doğal yolla bebek sahibi olamazken, yine sadece % 30 kadarı planladığı dönemde, yani denemeye başladıktan sonraki kısa süre içinde gebelik elde edebiliyor. Bu bakımdan üreme çağındaki çiftlerin istedikleri anda gebelik elde edebileceklerini düşünmeleri de çok mantıklı ve herkes için geçerli olmayabiliyor. Bebek sahibi olmak isteyen çiftler yaşları 35’in altında ise yaklaşık 1 yıl, 35 yaşın üzerindekiler de ortalama 6 ay boyunca düzenli aralıklarla korumasız cinsel ilişki yaşadığı halde gebelik elde edilememişse kısırlıktan şüphe etmeliler. Aksi halde evliliklerinin üzerinden kısa bir süre geçmiş ve gebelik oluşmamış veya bir kez çocuk sahibi olmuş, ancak ikinci kez gebelik elde edemeyenlerin hemen telaşa kapılmaları mantıklı değildir. Gebe kalmak için neler yapılmalı? Gebelik elde edilebilmesi için normal şartlar altında çiftlerin haftada 2 – 3 kez korumasız cinsel ilişki yaşamaları önerilmektedir. Özellikle de korumasız cinsel ilişkinin yumurtlama döneminde olması kadının gebe kalma olasılığını ciddi oranda artırmaktadır. Bu sebeple de kadının yumurtlama dönemini bilmesi önem taşımaktadır. Şöyle ki; düzenli olarak adet gören bir kadının gebe kalması için en uygun dönem, adet kanamasının başladığı ilk günden itibaren sayıldığında 10. ve 16’ncı günler arasıdır. İşte bu şekilde yumurtlama tarihini takip ederek gebelik şansını artırmak mümkün olacaktır. Bunların yanında bebek sahibi olma şansını artırmak için beslenme ve yaşam koşullarını sağlıklı yönde değiştirmek önerilir. Bu bağlamda sigara ve alkol kullanımı bırakılmalı, protein ağırlıklı beslenmeye ve düzenli olarak egzersiz yapmaya özen gösterilmelidir. Gebe kalamama şikayeti ile ne zaman doktora gidilmeli? Yukarıda anlatıldığı üzere doğal yolla gebelik elde edebilme denemelerinin ne kadar devam etmesi gerektiği hususu yaşla ve özellikle de kadının yaşı ile ilgilidir. Zira kadının yaşı ilerledikçe doğal yolla gebe kalma şansı da düşmektedir. Bu bakımdan 35 yaşın altındakiler 1 yıl, 35 yaş üzerindekiler ise 6 ay kadar düzenli olarak korumasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik gerçekleşmemişse daha fazla vakit kaybetmeden doktora başvurmak önerilir. Gebelik elde edememe kimi zaman erkeğe, kimi zaman kadına bağlı sebeplerden kaynaklanırken bazen her ikisinden de kaynaklanabilmekte, kimi zaman da detaylı bir araştırma yapıldığı halde ne kadında ne de erkekte kısırlığa sebep olan etken bulunamayabiliyor. Kısırlığa sebep olan etken her ne olursa olsun günümüzün tıbbi gelişmeleri göz önünde bulundurulduğunda mutlaka uygulanabilecek bir tedavi bulunabilmektedir. Özellikle de tüp bebek tedavisi sayesinde neredeyse imkansız koşullara sahip olan çiftler bebek sahibi olabilmekteler. Kadında kısırlığa sebep olan etkenler nelerdir? Yaşın ilerlemiş olması, Aşırı zayıf ya da kilolu olma, Tüplerde hasar ya da tıkanıklık olması, Endometriozis çikolata kisti, Yumurtalama bozuklukları, Prolaktin seviyesinin yüksek olması Hiperprolaktinemi, Poliksitik over sendromu, Erken yaşta menopoza girme, Miyom varlığı, Pelvik yapışıklıklar, Kullanılan bazı ilaçlar, Tiroit hastalıkları, Kanser türleri ve uygulanan tedaviler, Sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklar, Cinsel yolla bulaşan bir hastalığa sahip olmak, Hormonsal bozukluklar, Fazla kafein tüketimi, Geciken puberte ya da amenoreyle ilgili tıbbi sorunlar, Cushing hastalığı, orak hücre hastalığı, böbrek hastalığı ve diyabet gibi hastalıklara sahip olmak kadınlarda kısırlığa sebep olabiliyor. Erkekte kısırlığa sebep olan etkenler nelerdir? Sperm sayısının az olması ya da menide hiç sperm bulunmaması, Sperm kalitesinin düşük olması, İnmemiş testis sorunu kriptorşizm, Testis tümörleri, Testiküler travma yaralanma, Varikosel, Enfeksiyonlar, Üreme kanallarında tıkanıklık olması, Sistemik hastalıklara sahip olma, Geriye boşalma, Sinir sistemi sorunları, Genetik sorunlar, Uzun süreli antibiyotik kullanımı, Kemoterapi ve radyoterapi almak, Hormonsal bozukluklar erkelerde kısırlığa sebep olabilir. Gebelik elde edebilme süreci nasıl işler? Gebelik gerçeklemesi için üreme çağı içindeki kadın ve erkeğin korumasız cinsel ilişkiye girmesi ve gebeliğe engel herhangi bir sorunlarının da olmaması gerekmektedir. Şöyle ki; kadının sağlıklı ve düzenli bir şekilde yumurtlayabiliyor olması ve erkeğin de sperm kalitesi ve sayısının gebelik için uygun olması zaten en çok gerekli olan hususlardır. Bunların tam olarak istendiği gibi olduğu hesaba katıldığında gebeliğin gerçekleşmesi için gerekli pek çok koşul ve aşama bulunmaktadır. Spermin yumurtayla birleşmesi için çok sayıda faktörün aynı anda istenen şekilde gelişmiş olması gerekmektedir. Şöyle ki; bir sperm hücresi yumurtaya yaklaştığında önce yumurtanın etrafındaki hücre yığınlarının oluşturduğu bariyerleri geçmek durumundadır. Bunun için de başının önünde taşıdığı kesedeki enzimleri ortama salmaktadır. Erkeğe yapılan tahlillerde sperm sayısı, hareketliliği, hatta morfolojisi normal olan bir erkekte bile bu enzimlerden biri eksikse, sperm yumurtaya erişemeyeceği için döllenme de olmaz, gebelik de gerçekleşmez. Spermin bu bariyerleri geçtiği ve yumurtaya dokunduğu zaman başı yana doğru eğilir, sperm yan yüzüyle yumurtaya temas eder. Bunun için de fertilin-beta adlı proteinin yeterli olması gerekiyor. Yani fertilini eksik bir erkekte sperm yumurta ile birleşemez ve gebelik oluşmaz. Spermin fertilini varsa yumurtayı delip, içine girebilir. Bu işlemin ardından fosfolipaz-C ve nitrik oksid adlı 2 madde ortama salınır ve bunlar yumurtanın içindeki depolardan kalsiyumu dışarı boşaltmaktadır. Bu şekilde dışarı çıkan kalsiyum çalışmaya başlaması ve yarım kalan bölünmeyi tamamlaması için yumurtayı uyarır. Bu bakımdan fosfolipaz-C ve nitrik oksit eksik olan kişilerin de çocuğu olmaz. Yukarıda sıralanan etkenlerin yerli yerinde ve yeterince olduğu vakalarda asıl önemli olan, spermin yumurtanın içine taşıdığı ve RNA adını verilen küçük molekül parçacıklarıdır. Bu RNA, yumurtanın çekirdeğindeki DNA olarak bilinen genetik makineye bağlanarak, embriyonun gelişmesi için gerekli protein yapı taşlarının üretimini başlatmaktadır. Bunlar içinde 6 tanesi tanımlanmıştır. Sperm tarafından getirilen bu RNA parçacıklarından biri yumurtaya girince yumurtanın çekirdeğindeki DNA’ya bağlanarak clusterin adlı proteinin yapımını sağlar. Clusterin de embriyonun oluşmasında görev alan önemli bir maddedir. Dolayısıyla da spermin içinde RNA eksikse, embriyonun gelişmesi söz konusu olmaz. İşte yukarıda sıralanan hususlar aslında çok basit bir süreçmiş gibi algılanan gebe kalabilmenin aşamalarından sadece bilinenlerdir. Oysaki bilinmeyen, henüz keşfedilmemiş de pek çok faktör ve aşama olduğu tahmin edilmektedir. İşte bu sebeple, her türlü tedaviye rağmen gebeliğin sağlanamadığı çiftlerde henüz açıklanamayan, belirlenemeyen etkenlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Bu tür durumlarda genellikle ilaç ya da destekleyici ürünlerle testisleri besleyerek elden geldiğince sağlıklı sperm üretimini sağlamaya çalışmakta, aynı şekilde kadının yumurta kalitesini ve üreme sağlığını artırabilmek adına hem ilaçla desteklemek hem de sağlıklı beslenme ve yaşam koşulları önermek şeklinde bir yol izlenmektedir. Özellikle de bebek sahibi olmak isteyen çiftin yaşam koşullarında düzenlemeler yaparak çevresel zararlı etkenlerden koruyucu önlemler alınarak gebe kalabilirliği artırmak mümkün olabilmektedir. Üreme tedavilerindeki gelişmelerin de hızla devam ettiği düşünüldüğünde doğal yolla gebelik elde edemeyen çiftlere; anne adayına yumurta takibi, baba adayına ilaç tedavisi, aşılama tedavisi ve tüp bebek tedavisi uygulanarak gebelik elde edilebiliyor. Sperm sayısı az olan erkeklerde 5 milyon altında kromozom anomalisi oranı % 1-2, Y kromozom mikrodelesyonu % 7-10 iken, menisinde hiç sperm olmayan azospermik erkeklerde kromozom anomalisi oranı % 15-30, Y kromozom mikrodelesyonu % 10-15 kadar yüksek oranlardadır. Bu nedenle sperm sayısı az erkeklerde genetik inceleme yapmak Dna Hasarı Nedir?Sperm analizi bazı sperm problemlerini özellikle DNA hasarını göstermede yetersizdir. Erkek kısırlığı olan hastaların % 15’inde normal sperm analizi bulguları vardır. Spermin genetik yapısındaki bozulma ile kısırlık arasında kuvvetli bir birliktelik ve kaliteli embryo elde edilebilmesi için spermin DNA yapısı önemlidir. Sperm DNA’sı içinde özel olarak sıkı paketlenmiş bir kromatin ağı içerir. Sıkı paketlenmiş olması genetik bilginin yumurtaya aktarılması ve bazı genlerin eksprese olup embriyo gelişimi için gerekli olan fiziksel, kimyasal maddelerin oluşmasına engel değildir. Sağlıklı sperm DNA’sı stabil olup, döllenme ile DNA’sını Dna Bozukluğu NedenleriBelirli hastalıklar,İlaç kullanımı,Yüksek ateş,Artmış testis sıcaklığı,Hava kirliliği,Sigara,İleri yaş, hasarlı sperm oranı arttıkça >% 30-40 doğal yolla gebe kalma şansı da azalmaktadır. Kısırlık problemi olan erkeklerde sperm DNA hasarı % 25 ve % 27,kısır olamayanlara göre % 10 ve % 13 daha yüksek bulunmaktadır. Sperm sayısı, hareketi veya normal sperm morfolojisi az olan erkeklerde DNA hasar oranı artmıştır. Açıklanamayan erkek kısırlığında DNA değerlendirilmesi sperm fonksiyonunun bir göstergesidir. Çocuk sahibi olamayan normal sperm analizi olan erkeklerde bile sperm DNA analizi ile anormal bulgu saptanabilir. Sperm DNA analizi testinde hasarlı sperm oranının % 15’in altında olması beklenmektedir. % 15-30 arası ara kademe olup; % 30’dan fazla anormal sperm içeren semene sahip erkekler risk altında kabul olarak standart sperm analizinin tüp bebek başarısını öngörmedeki katkısı düşüktür. Bu nedenle tüp bebek başarısını öngörmede ek bir sperm parametresine gereksinim vardır. Sperm DNA hasarı embriyo kalitesini negatif yönde etkilemekte ve tüp bebekte hamilelik oranlarını düşürmektedir. Sonuç olarak Sperm DNA hasarı, IVF başarısını önceden öngörebilen bir belirteç DNA Fragmentasyon Testi Kimlere Yapılmalı?Açıklanamayan kısırlık,Embryo gelişiminde duraklama olan çiftler,Tüp bebekte anormal embryo gelişimi olanlar,Tekrarlayan tüp bebek başarısızlıkları,Tekrarlayan gebelik kayıpları. SPERM TESTİ NEDİR? NASIL YAPILIR?Erkeklerde kısırlık infertilite araştırmasında yapılacak ilk tahlil, sperm testidir. Sperm testinde semen analizi erkekten alınan menide üç önemli başlık değerlendirilir. Sperm sayısı, spermlerin hareketliliği ve spermin yapısı. Sperm tahlili yapılacak baba adayından kliniğe gelmeden önce en az 2 en fazla 7 günlük cinsel perhiz istenir. Baba adayından alınan meni içindeki sperm sayısının 1 ml’de en az 15 milyon olması gerekir. İdeali ise 20 milyon/ml üstü yoğunluktur. Alınan meni mikroskop altında incelenerek spermlerin hareketliliği ölçülür. İleri hareketli sperm yüzdesi önemlidir. Sperm hücreleri ileri hareketli değilse doğal yolla yumurtaya ulaşıp döllemesi mümkün değildir. Sperm sayısının en az yüzde 32’sinin ileri hareketli olması gerekir. Sperm şekli morfolojik yapısı yani kafa ve kuyruk olarak normal şekle sahip sperm yüzdesi de doğal yolla gebelik oluşumunda önemlidir. Sperm hücresi yumurtanın içine girmek için kafa ve kuyruk yapısını bir matkap gibi kullanır. Kafa ve kuyruk yapısında bozukluk olan spermin yumurtanın çeperini delip içine girmesi yani doğal yolla yumurtayı döllemesi mümkün değildir. SPERM ŞEKİL BOZUKLUKLARI DOĞAL YOLLA YUMURTAYI DÖLLEYEMİYORFakat spermin anomalilerinin iyi bir embriyolog ya da biyolog tarafından değerlendirilmesi gerekir. Genellikle spermlerdeki şekil bozukluklarının değerlendirmesi Kruger testine göre yapılır. Ancak Kruger değerlendirmesi sperm yapısında çok ufak bir problem olduğunda bile spermi anormal’ olarak kabul eden bir sistemdir. Bu kadar katı bir değerlendirme sonuçları çiftler üzerinde endişe yaratabilir. Ancak endişelenmeye gerek yoktur. Örneğin Kruger'e göre spermleri değerlendirilen bir erkeğin sperm morfoloji değeri %1 çıksa da bu durum baba olmasına engel değildir. Yani aslında sperm sayısı ve hareketliliği yeterli ise tek başına morfoloji düşüklüğü her zaman gebeliğe engel teşkil etmez. [fotogaleri=2096,2746,2661]Kruger değeri düşük olan olgularda embriyolog eğer ciddi bir morfolojik problem olduğunu düşünmüyorsa tüp bebek tedavisine bile gerek duyulmayabilir. Aslında üreme sağlığı yönünden problem taşımadığı görülen erkeklerde de üretilen sperm hücrelerinin yüzde 90’ından fazlasında sperm şekil bozukluklarının gözlenmesi olağan bir YAPISI BOZUKLUĞU ANORMAL BEBEK DOĞUMUNA NEDEN OLUR MU?Morfoloji her zaman diğer parametreler ile yani sperm sayı ve hareketi ile birlikte değerlendirilmelidir. Ayrıca sanıldığı gibi morfoloji düşüklüğü, anormal bebek doğumuna yol açmaz. Bu yöntemlerde incelenecek sperm hücreleri özel hazırlık işlemlerinden geçirilerek spermin farklı bölümleri baş, boyun ve kuyruk detaylı değerlendirilir. Değerlendirme sonucu incelenen spermlerde normal standartlara sahip sperm hücre oranının belirli bir sayının üzerinde olduğu sonuçlar normal kabul edilir. Contents1 Polikistik over hastaları hamile kalmak için ne yapmalı?2 Polikistik over sendromu doğumdan sonra geçer mi?3 Polikistik over hastalığı tamamen geçer mi?4 Polikistik overe hangi yiyecekler iyi gelir?5 Polikistik overde yumurta çatlar mı?6 Polikistik over hastaları kaç kilo olmalı?7 Polikistik over hastaları nelere dikkat etmeli?8 Polikistik over tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır?9 Polikistik over kaç kişide var?10 Polikistik over kilo verince geçer mi?11 Polikistik over sendromu tedavi edilmezse ne olur?12 Polikistik over kaç mm olmalı?13 Polikistik over olan ne yememeli?14 Polikistik olanlar ne yememeli?15 Polikistik overde beslenme nasıl olmalı? Polikistik over hastaları hamile kalmak için ne yapmalı? Polikistik over sendromu yumurtlamayı engellediği ya da düzensiz hale getirdiği için hamile kalma olasılığını düşürmektedir. Polikistik over sendromlu kadınların hamile kalma ihtimali bu sendromun olmadığı kadınlardan daha düşüktür. Bu hastalar çoğunlukla yardımcı üreme teknikleriyle tüp bebek hamile kalabilmektedir. Polikistik over sendromu doğumdan sonra geçer mi? Polikistik over, adet düzensizliği, kıllanma ve kiloda artışla kendini gösterir. En doğru tedavi hastanın şikayetlerine göre doğum kontrol hapı vermek. Bu sendrom evlenince ya da doğum yapınca geçmez. Polikistik over hastalığı tamamen geçer mi? Polikistik over ve hamilelik arasındaki bağı bilen her kadının aklına şu soru gelir “ polikistik over sendromu tamamen geçer mi?” Maalesef geçmez. Ancak, düzenli ve dengeli beslenme, fazla kilolardan kurtulma, ilaç tedavisi veya cerrahi operasyon ile tedavi edilebilir. Polikistik overe hangi yiyecekler iyi gelir? Sinem Usuk, PKOS savaşçısı olan 10 besini açıkladı. Berryler. Berryler, koyu kırmızı renginin temel sorumlusu olan “antosiyanin”lerden zengin meyve gruplarıdır. Yağlı tohumlar. Balık. Ispanak. Zeytin yağı Avokado. Çay. Sarımsak. Polikistik overde yumurta çatlar mı? Normalde hormonları sağlıklı çalışan bir kadının her ay yumurtası çatlar. Fakat polikistik overli kadınlarda bu yumurta çatlama uzun süre olmaz. Polikistik over hastaları kaç kilo olmalı? Ve hiçbir zaman bu programın sonucunda kaç kilo kaybedeceğinize odaklanmayın, çünkü polikistik over sendromu olan 70 kg ağırlığındaki bir kişi için ideal kilo kaybı 6 ay içerisinde 7-8 kg vermesi ve bunu sürdürebilmesidir. Her 1 kg vermek polikistik over sendromu ile ilişkili belirtileri iyileştirmede de etkilidir. Polikistik over hastaları nelere dikkat etmeli? Polikistik over sendromu, kadınlarda adet düzensizliği, tüylenme ve kilo problemi ile görülebilen bir rahatsızlıktır. Glisemik yük azaltılmalı Posalı lifli besinler koyulmalı Sık sık ve ara ara beslenme olmazsa olmazlardan. Polikistik over tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır? Yumurtlama tedavisinde “klomifen sitrat” en sık kullanılan ilaç olup vakaların %80’inde yumurtlamayı ve bunlarında %60-70’inde gebelik elde etmeyi sağlayabilmektedir. Klomifen sitrat kullanımının yarar sağlamadığı kadınlarda; “gonadotropin” olarak adlandırılan ilaçlar kullanılmaktadır. Polikistik over kaç kişide var? Dr. Hakan Yaralı, her 5 kadından birinde görülen Polikistik Over Sendromu hakkında şu bilgileri verdi Her 5 kadından 1’inde ortaya çıkan ve genç kadınlarda görülen polikistik over sendromu PCOS en sık görülen hormon bozukluklarından bir tanesi. Prof. Polikistik over kilo verince geçer mi? Kilo verdikçe yakınmalar azalıyor, hatta bazı hastalarda tamamen yok oluyor. Bunu kendi hastalarımda da çok görmüşümdür. Konunun uzmanı Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr Arzu Çağdaş’la konuştum. Polikistik over sendromu tedavi edilmezse ne olur? Özellikle üreme çağındaki kadınlar arasında yaygın olarak görülen polikistik over; yumurtlama bozukluğu oluşumuna neden olarak kısırlığa zemin hazırlar. Ayrıca tedavi edilmemesi durumunda ilerleyerek hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları gibi pek çok ikincil hastalığa da yol açar. Polikistik over kaç mm olmalı? Hastanın pelvik ultrasonografisinde her bir overde 2-9 mm çapında 12 veya daha fazla folikül olması ve/veya over hacminde artış >10 ml olmasına polikistik over denilir. Tek başına overlerin bu morfolojik özellikte olması tanı için yeterli değildir, normal kişilerde de bu over morfolojisi görülebilir. Polikistik over olan ne yememeli? Hangi Besinlerden Uzak Durulmalı? Rafine karbonhidratlar Rafine karbonhidrat kaynağı olan besinlerden uzak durulması önerilir. Şekerli atıştırmalıklar ve içecekler Şeker içeren hazır meyve suları ve asitli içecekler; şekerlemeler, çikolatalar ve beyaz şeker içeren besinlerden uzak durulmalıdır. Polikistik olanlar ne yememeli? Polikistik over sendromlu kadınlar özellikle aşırı çay, kahve tüketiminden kaçınmalıdırlar. Tuz tüketiminin artması ödeme sebep olduğu için yemeklere ekstra tuz ilave edilmemelidir. Tuz yerine baharat tercih edilebilir. Turşu ve maden suyu tüketimi sınırlandırılmalıdır. Polikistik overde beslenme nasıl olmalı? PKOS ve Beslenme Planı Düşük doymuş yağlı besinler tercih edilmelidir. Tam yağlı ürünlerden uzak durulması önem taşımaktadır. Yüksek lif alımı sağlamak için sebze, meyveler, baklagil tüketimine ağırlık verilmelidir. Bu beslenme alışkanlıklarına ek olarak 2- 3 saat aralıklar ile besin alımı gerçekleştirilmelidir. Sperm Morfolojisi ve Önemi Sperm morfolojisi nedir? Sperm morfolojisi, yani spermin boyutu ve şekli, erkeğin doğurganlığını değerlendirmeye yönelik olarak yapılan semen analizinde incelenen bir faktördür. Sperm morfolojisi sonuçları, mikroskop altında görüntülenen semenin içerisinde normal görünen spermlerin yüzdesini gösterir. Normal bir spermin oval bir başı ve uzun bir kuyruğu olmalıdır. Anormal bir şekle sahip olan spermlerde başta ya da kuyrukta kusurlar olabilmektedir; bu kusurlar arasında büyük ya da şekilsiz baş, eğri ya da çift uçlu kuyruk yer alabilmektedir. Bu kusurlar, spermin yumurtaya ulaşma ve nüfuz etme yeteneğini etkileyebilmektedir. Ancak şekli bozuk olan spermlerin yüksek oranlarda görülmesi sık rastlanan bir durumdur. Sperm Morfolojisi Değerleri Semen örneğinde spermlerin yaklaşık olarak yüzde 4’ü ila yüzde 10’unun şekli normal olmaktadır. Yani mikroskop atlında spermlerin büyük bir çoğunluğunun şekli mükemmel değildir. Bazı durumlarda spermdeki şekil bozuklukları ya de değişiklikler spermin genel işlevini etkilememektedir. Ancak bazı durumlarda ise sperm, yumurtayı döllemek için düzgün ya da yeterince hızlı bir şekilde hareket edemez. Doktorlar, sperm morfolojisini genelde genel semen analizi ya da doğurganlık testi sırasında değerlendirirler. Anormal ya da düşük sperm morfolojisi, kendi başına kısırlığın göstergesi değildir. Sperm Morfolojisi Testleri Sperm morfoloji testlerinde, semen örneği mikroskop altında incelenir ve normal şekilli olan spermlerin, tüm örnek içerisindeki yüzdesi hesaplanır. Spermin, normal bir şekle sahip olması için şu gereklilikleri karşılaması gerekir Kenarları düzgün, oval şekilli baş 5 ila mikrometre μm genişliğinde ve 5 ila 6 μm uzunluğunda baş Spermin başının yüzde 40 ila yüzde 70’ini kaplayan akrozom spermin, yumurta zarına girmesi için gerekli enzimler sağlayan yapı Büyük vakuollerin olmadığı bir baş sıvı dolu organeller ve başın tümünün yüzde 20’sinden azını kaplayan en fazla iki küçük vakuol Spermin baş ile yaklaşık aynı uzunlukta ancak daha ince olan spermin orta kısmı baş ile kuyruk arasındaki bölüm Spermin başından ve orta kısmından ince olan 45 μm uzunlukta kuyruk Kusur bulunmayan baş ve kuyruk Laboratuvar teknisyenleri genelde sperm morfoloji testi için semenden ufak bir miktar alıp mikroskop lamının üzerine koyar, spermlerin kendi kendilerine kurumalarını bekler ve sonrasında spermin mikroskop altında daha iyi görülebilmesi için boya ile işaretler. Teknisyenler, normal şekilli spermlerin yüzdesini hesaplamak için genelde 200 ya da daha fazla spermin bulunduğu örnek üzerinde çalışırlar. Sperm morfoloji testleri aynı zamanda bilgisayar kullanılan yöntemlerle de analiz edilebilmektedir. Tek bir test yapmak genelde semenin ya da spermin kalitesini değerlendirme konusunda yeterli olmamaktadır. İnsanlar arasında farklar olduğu gibi aynı bireyden alınan örnekler arasında da farklılıklar olmaktadır. Ayrıca insan hatası, kirlilik, yanlış etiketleme ve işlemden önce geçen zaman gibi faktörler de birden fazla test yapmayı gerekli kılmaktadır. Morfoloji, canlılık ve hareketlilik gibi niteliklere yönelik elde edilen sonuçların doğrulanması için genelde üç ya da daha fazla kez test yapılması gerekir. Test sonuçları ne anlama gelir? Semen örneği içerisinde çok fazla sayıda şekli bozuk sperm olduğu görülürse ve normal şekilde olan spermlerin yüzdesi az ise bu durum teratospermi olarak isimlendirilir. Normal ya da sağlıklı sperm aralığına dair kesin aralık değişiklik gösterebilse de genel olarak normal şekilli spermlerin, tüm spermlerin yüzde 4 ila yüzde 14’ünü oluşturması beklenir. Yüzde 4’ün altında olması durumunda doğal yollarla gebelik elde etmek daha uzun zaman alacaktır. Normal şekilli spermlerin yüzde 0 oranında olması, gebe kalmak için tüp bebeğe ihtiyaç duyulacağı anlamına gelebilir. Tüp bebekte yumurta ve sperm, laboratuvar ortamında bir araya getirilerek döllenmenin oluşması beklenir. Sperm morfolojisine dair kriterler, bundan yaklaşık on yıl öncesinde belirlendiği için hem testlere hem de sonuçlara yönelik olarak farklı yorumlamalar yapılabilmektedir. Bununla birlikte sperm, şekil ya da boyut olarak anormal olsa da genelde sağlıklı genetik materyal taşıyabilmektedir. Doğurgan olan pek çok erkekte de anormal spermlerin yüzdesi yüksek olmaktadır. Şekil bakımından normal spermlerin oranı yüzde 4’ün altında olması durumunda doktora görünmek ve bununla ilgili olası komplikasyonlar ve sağlık sorunları hakkında konuşmak gerekir. Erkek kısırlığı konusunda uzmanlaşmış olan doktorlar, anormal morfoloji oranları ile ilgili nedeni tespit etme konusunda yardımcı olabilir ve bazı durumlarda sperm kalitesini arttırmak için tedavi önerebilir. Sperm Testi ile İlgili Diğer Faktörler Farklı laboratuvarlar, sağlık uygulamaları ve doktorlar, sperm analiz testine yönelik olarak farklı işlemler gerçekleştirebilir. Semen analizinde değerlendirilen diğer faktörler ile hormon seviyeleri arasında genellikle şunlar yer almaktadır Spermin canlılığı canlı spermlerin yüzdesi Sperm hareketliliği genel hareket örüntüleri ve spermin hareket yeteneği Semenin yoğunluğu Semendeki toplam sıvının hacmi Likefaksiyon spermin, yolculuğunu gerçekleştirmek üzere ne kadar hızlı eridiği Toplam sperm sayısı Semem kalınlığı Semenin görünüşü Semenin pH seviyesi Semendeki bakteri gibi yabancı hücreler Testosteron Seks hormon bağlayıcı globülin SHBG Folikül uyarıcı hormon FSH Prolaktin Estradiol DNA yapısı ve işlevi Sperm Morfolojisi ve Tüp Bebek Sperm morfolojisi, doğurganlığı etkilemektedir; çünkü spermin yumurtaya girebilmesi için belli bir şekle sahip olması gerekir. Ancak söz konusu olan doğurganlık olduğu zaman bu durumu morfolojiden başka faktörler de etkileyebilmektedir. Spermin morfolojisinin yanı sıra sperm sayısı ve spermlerin ne kadar kolay hareket ettikleri de önemlidir. Bu nedenle sperm morfolojisinde anormallikler olması, tüp bebek tedavisi düşünülmesi için tek etken değildir. Ancak spermlerin küçük başlı olması durumunda tüp bebek tedavisi düşünülebilir. Tüp bebek tedavisinde erkekten alınan spermler, kadından alınan yumurtaya enjekte edilir. Sonrasında oluşan embriyo kadının rahmine yerleştirilir. Tüp bebek tedavisi, invazif bir prosedür olmakla birlikte gebelik açısından etkili bir tedavi yöntemidir. Bu nedenle eşiniz ve siz, gebelik için hazır olduğunuzu düşünüyorsanız doktorunuzla konuşmayı ihmal etmeyin. Sperm morfolojisi nasıl düzelir? Erkeğin yaşı ne kadar gençse spermler de genelde o kadar sağlıklı olur. Bazı doktorlar, hayatınızın erken dönemlerinde ileride çocuk sahibi olmayı düşündüğünüz zaman kullanılmak üzere sağlıklı spermlerinizi dondurmanızı önerebilir. Ancak halihazırda şekli bozuk spermlerin sayısı yüksekse bu seçenek için geç olduğu anlamına gelebilir. Vücudunuz her zaman yeni spermler üretir. Bu nedenle beslenme düzeninizde ya da hayat tarzınızda değişiklikler yaparak gelecekteki spermlerinizin sağlığını etkileyebilirsiniz. Yapabileceğiniz şeyler arasında şunlar bulunmaktadır Kilo vermek Düzenli egzersiz yapmak Çok fazla alkolden, sigaradan ve yasa dışı maddeden uzak durmak Bol ve pamuktan yapılmış iç çamaşırlar giymek Bazı doğal takviyeler ile vitaminler, sperm şeklinin iyileşmesinde yardımcı olabilmektedir. Bunların ne olduğunu ve hangilerine ihtiyacınız olduğunu öğrenmek için doktorunuza danışmanız gerekir. Sonuç Olarak Sperm morfolojisinin kısırlık üzerindeki kesin rolü ve etkisi tam olarak bilinmemektedir. Ancak genel olarak şeklinde sorun olan spermlerin yüzdesi, belirlenen aralıkların üzerindeyse yardımcı üreme teknikleri kullanmanız önerilir.

morfolojisi bozuk olup hamile kalanlar